Bu konuyu da öÄŸrenirseniz, hastalıklar hakkında epeyce bilginiz olacak. Ama hala yeterli sayılmaz. Öldürücü olanı var, olmayanı var. Ama her biri mutlaka verimi düÅŸürüyor. Yani kazancı azaltıyor.
Tedbirli olursak, bilgili olursak, bilinçli olursak, bu hastalıklar kümesin kapısına uÄŸrayamaz. Birazcık ihmal, büyük zararlara davetiye çıkarmaktır. Hastalık çıktıktan sonra yapılacak iÅŸler hem azdır, hem zordur. Önemli olan,hastalığı kümese yaklaÅŸtırmamak. Bu hem garantili, hem kolay, hem ucuz.
Temizlik,Titizlik, Aşı.Bunlar üç kardeÅŸ,üçü de hastalığa karşı en saÄŸlam eleman.
En belirgin özelliklerini ortaya koyarak bu hastalıkları tanımanıza yardımcı olmak istiyoruz. Uyarılarımız var, tavsiyelerimiz var.
HASTALIKLARIN SINIFLANDIRILMASI
Kanatlı hayvanların saÄŸlığını ve dolayısıyla da verimlerini olumsuz yönde etkileyen bozuklukları ve hastalıkları baÅŸlıca iki grupta toplayarak inceleyebiliriz:
A-Mikroorganizmalardan ileri gelen bulaşıcı hastalıklar:
Kanatlı hayvanlar arasında mikroorganizmaların sebep olduÄŸu bulaşıcı karakterli hastalıklardır. Bulaşıcı olan hastalıklar kendilerine uygun ortam bulduklarında hayvanlar arasında kolayca yayılarak salgınlar meydana getirir ve büyük ekonomik kayıplara sebep olurlar. Bu hastalıkları dört grupta inceleyebiliriz:
1-Bakteriyel hastalıklar:
a)Kanatlı tifosu
b)Kronik Solunum Sistemi Hastalığı – CRD
c)Inf. Synovitis - Ms
d)Kolibasillozis
2-Viral hastalıklar:
a)Newcastle - ND
b)Marek- MD
c)Gumboro - IBD
d)Enfeksiyöz BronÅŸitis - IB
e)Egg Drop Syndrome – EDS/76
f)Çiçek
3-Mantar hastalıkları:
4-Paraziter hastalıklar:
a)Koksidiyoz
b)Tavuk askariyazisi
c)Histomoniasis
d)Dış parazitler
Hayvanları bulaşıcı hastalıklardan korumada aşılama, ilaçlama, dezenfeksiyon, saÄŸlık koÅŸullarının düzeltilmesi ve koruyucu önlemlerin alınması,uygulanması ve titizlikle devam ettirilmesi gereklidir.
B-Mikroorganizmalardan ileri gelmeyen,bulaşıcı olmayan hastalıklar :
Bu hastalıkları üç grupta inceleyebiliriz:
a-Beslenme hastalıkları
b-Zehirlenmeler
c-Kalıtsal hastalıklar
Bulaşıcı olmayan hastalıklar mikroplardan kaynaklanmadığı için bir hayvandan diÄŸerine bulaÅŸmaz, fakat bazı ÅŸartlar altında bulaşıcı hastalıklar kadar ekonomik kayıplara sebep olurlar.
1-Bu hastalıklar hayvanların yem karışımlarında bulunması gereken protein,aminoasit, mineral madde ve vitaminlerin yeterince olmamasından veya yokluğundan kaynaklanır.
2-Kimyasal maddelerin veya bitkisel kaynaklı zehirlerin yemlerle belli miktardan fazla alınması sonucu meydana gelir.
3-Bazı bozukluklar hayvan türleri arasında nesilden nesile aktarılırlar ve bazılarıda civcivin yumurta içinde geliÅŸimi sırasındaki kuluçka hatalarından dolayı anomaliler oluÅŸur.
1-Bakteriyel Hastalıklar :
a)Kanatlı Tifosu
Bütün kanatlılarda görülebilir. Bulaşıcıdır, öldürücüdür. Hayvanlara iki yoldan bulaşır.
1.Yumurta ile bulaÅŸma:
Tifolu tavukların yumurtası tifo mikrobu taşır. Bu yumurtalardan çıkan civcivler hastalığı diÄŸer civcivlere de bulaÅŸtırır.
2.Yatay bulaÅŸma:
Hasta tavuklardan diÄŸerlerine doÄŸrudan bulaÅŸma ÅŸeklidir veya hastalık bulaÅŸmış yemlik, suluk, yem, kümes ekipmanları ile diÄŸer tavuklara da hastalık bulaÅŸabilir.
Hasta hayvanlar
Hastalığın görülmesinden sonraki 10 gün içerisinde ölümlerde baÅŸlar. Ölüm oranı yüzde20-80 arasında deÄŸiÅŸir. Hayvanlar durgunlaşır. Tüyleri kabarır, ibik ve sakalları solgundur. YeÅŸilimsi bir ishal görülür.
TeÅŸhis
laboratuara yeteri kadar hasta ve ölü hayvan götürülür. Bunlardan hastalığın teÅŸhisi yapılır.
Tedavi
Hastalık çıkınca hemen tedaviye baÅŸlanmalı. Antibiyotikler kullanılır. Ancak her zaman kesin sonuç alınamaz. Tedavi gören hayvanların yumurtaları damızlık olarak kullanılmaz.
Temizlik+ Titizlik...
Tifodan korunmak kolaydır. Kümesler iyi dezenfekte edilirse, kümeslere giriÅŸ-çıkış kontrollü olursa, yumurtalar hastalık olmayan iÅŸletmelerden alınırsa, kümeste tavuk tifosu testleri yaptırılırsa tifo kümese uÄŸrayamaz.
b)Kronik Solunum Sistemi Hastalığı ( CRD : Si-ar-di )
Ülkemizde çok yaygın bir hastalık. Piliç, tavuk ve hindilerde görülüyor. Genç hayvanlar daha çok yakalanıyorlar.
Bulaşma solunum yolundan olmaktadır.
Hastalığı atlatan bir hayvan, uzun zaman yumurtası ile hastalık üretir. Ayrıca bulaşık yem ve sular, toz-toprak hastalığı nakleder.
Hasta hayvanın soluğu daralır.
Hastalar hırıltılı nefes alır. Zor soluduÄŸu için başını öne uzatır, aÄŸzını açar, ötermiÅŸ gibi nefes alır. Burun akıntısı vardır. Hindilerde burun ve göz akıntısı görülür. Hayvanın gözleri kapanır.
Etçi sürülerde hastalık 4-8 haftalık piliçlerde görülür. Yem tüketimi azalır,kilo kaybı olur.
TeÅŸhis
Öncekilerle aynı. Hasta ve ölü hayvanlar laboratuara götürülür, teÅŸhis orada konur.
Tedavi
Yem ve sular ile antibiyotikler verilir. Yemlere protein, mineral madde ve vitamin ilaveleri yapılır.
Korunma ÅŸart ...!
Bu hastalık tavuk ve hindi yetiÅŸtirilen her yerde görülüyor. Hastalığın yumurta ile geççiÄŸini unutmayalım. Onun için damızlık ve kuluçka iÅŸlerinde yumurtaların kontrolü çok önemli.
Kümesin ısısı, ışığı, nemi, havalandırılması uygun olmalıdır. Kümes asla kalabalık olmamalı. Elbette temizlik ve dezenfeksiyon korunmanın ilk ÅŸartıdır.
c)Enfeksiyöz Sinovitis
Hastalık genç hindilerde ve piliçlerde eklemlerin ÅŸiÅŸmesi ile belirir. Bulaşıcıdır.Mikrobu taşıyan yumurtalardan geçer. Hayvandan hayvana da bulaşır.
Hayvanın ibiÄŸi solar, küçülür, tüyleri kabarır, bacak eklemleri ÅŸiÅŸtiÄŸi için hayvan zor hareket eder. Hayvan gitgide zayıflar kurur.
TeÅŸhisiçin laboratuvara hayvan götürülür.
İlaçlatedavi yapılabilir. Antibiyotikler, vitaminler kullanılır. TemizliÄŸe önemverilir. Hasta olanlar ayrılır.
d)Kolibasillozis
Mikroptan ileri gelir. Ya tek başına hastalık yapar ya da başka bir hastalığa eşlik eder.
Dışkı ile kirli yumurtanın kabuÄŸundan içeri sızan mikrop, içerideki civcivi hasta eder veya öldürür.
Günlük civcivlerin göbek deliÄŸinden içeri girer, her türlü yaralardan bulaşır. Öldürücüdür.
Bazen birden bire ölümler baÅŸlayıverir. BaÅŸlangıçta hiçbir belirti görülmez.
Belirti olduÄŸunda bunlar diÄŸer hastalıklarınkine benzer. Yani durgunluk, iÅŸtahsızlık,tüylerin kabarması gibi belirtiler görülür.
Mikrop,kirli yumurtanın kabuÄŸundan içeri girdiyse içerideki civciv yumurtadan çıksa bile çok yaÅŸamaz. YaÅŸayabilenler de iÅŸe yaramaz. Bunları hemen ayıkmalıdır.
Göbek deliÄŸinden mikrobu alan civcivlerde sarı kesesi yangını oluÅŸur. Hayvan takatsizdir. Karnı ÅŸiÅŸkindir. Göbek civarı yangılıdır.
Hastalık eklemlere de yerleÅŸebilir. Eklem bölgeleri ÅŸiÅŸer. Sıcak ve aÄŸrılı olur.Hayvan yürüyemez.
TeÅŸhisi kolay deÄŸildir
BaÅŸka hastalıklarla karışır. Hastalığın kendine ait belirtiler ortaya çıkmaz.DoÄŸru teÅŸhis laboratuarlarda olur. Hasta olan birkaç hayvan laboratuara götürülür,orada teÅŸhis konur.
Tedavi için antibiyotik
Durumu iyi görünen hastalara antibiyotik veya sülfonamid grubu ilaçlar verilebilir. Bunlar yem ve suları ile veya şırınga ile verilebilir.
Önce yumurta temizliÄŸi
Kirli yumurtalardan sakınmalıdır. Yumurta çok az kirliyse, fırça ile kuru kuruya temizlenmelidir. En iyisi kuluçkaya alınacak yumurtaları fumigasyondan geçirmek. Kuluçka makineleri de çok iyi dezenfekte edilmelidir.
DiÄŸer kanatlı hastalıklarında olduÄŸu gibi kolibasillozis de temizliÄŸe dikkat ederek önlenebilir.
2-Viral Hastalıklar :
Newcastle (Nevkastıl ) Hastalığı
İşte çok bulaşıcı ve öldürücü bir hastalık Newcastle...!DiÄŸer adı Yalancı Tavuk Vebası. Yurdumuzun her yerinde ve dünyada da çok yaygın bir hastalık.
BulaÅŸma yolları solunum ve sindirim sistemleri. Hastalık mikrobu ile bulaÅŸmış yem, su,malzemeler ve ekipmanlar ile hayvandan hayvana geçer.
En sevdiÄŸi ÅŸey pislik...
Hastalık pis ve bakımsız kümeslerde kolayca çıkar. Hayvanlarda stres varsa, kümes sıkışık ise hastalığın çıkışı daha çok görülür. %90' a varan ölümlere yol açar.
Aniden ölümler baÅŸlar.
Sürüde birden bire ölümler baÅŸlayıverir. Hayvanlar bitkindir, hızlı ve hırıltılı solurlar, öksürük görülür.Kanat bacak, boyun felçleri meydana gelir. Genç hayvanlar daha ÅŸiddetli hastalanır. Yem yiyemezler, yumurta verimi düÅŸer, kalitesiz, kabuksuz yumurtalar atar.
TeÅŸhis
Buna benzer baÅŸka hastalıklarda var. Acaba hangi hastalık diye, laboratuara hasta ve ölü hayvan yollanır. Orada teÅŸhis konur.
Bu hastalığı kümese sokmayalım
Çok bulaşıcı. Çok öldürücü. Bu hastalığı kümesimize uÄŸratmamak lazım.Ne yapalım?
Önce temiz bir kümes:
Temizlik ve dezenfeksiyon hakkınca yapılmalı.
Sürüye dışarıdan olur- olmaz hayvan getirip katmamalı.
Dışarıdan gelen viyolleri, çuvalları kümese sokmamalı.
Her isteyen kümesimize girmemeli.
Yumurta ve civciv alınacak işletmeler iyi tanınmalı, rasgele yerlerden alınmamalıdır.
Her önlemin başı : AÅžI
Aşı hastalığın en önemli tedbiridir. Bütün bir sürüde hastalığa karşı bağışıklık saÄŸlar.
Kullandığımız iki aşı var. HB1 ve Lasota . HB1 aşısı30 günlüÄŸe kadar hayvanlara iki defa yapılır. Lasota aşısı 24 günlükten büyük hayvanlara ikinci veya daha sonraki aşılarda içme suyu, sprey veya adaleden olarak uygulama yapılır.
Aşı temiz ÅŸartlarda yapılmalıdır. Tarifine göre uygulanmalıdır. Aşılamadan15 gün sonra kan muayenesi yaptırılarak bağışıklık durumu kontrol edilmelidir.
b) Marek Hastalığı
Hayvanların iç organlarında tümörler meydana gelir. Bulaşıcıdır, öldürücüdür.
Kümesin tozlu havasına karışan mikrop (virüs) hayvanları hasta eder. Virüs bulaÅŸmış ekipman, yem, su, altlık da hastalığı nakleder.
İki ÅŸekilde görülür:
1.Kronik ÅŸekil:
10-15 haftalık tavuklarda görülür. Hastalık hafiftir. Ölüm azdır. Hayvan durgun, iÅŸtahsız, ibik ve sakalları solgundur, zayıflar.
Bacaklarda ve kanatlarda felç meydana gelir. Bu yüzden bacağın biri ileriye,biri geriye doÄŸru uzanır. Kanat düÅŸer, yerine dönemez. Parmaklar bükülür.Boyun çarpılır. Göz donuklaşır, körlük olabilir.
1.Akut ÅŸekil:
Hastalık hızlı geliÅŸir. Ölüm fazladır. Hastalığın belirtileri aynıdır.Felçler vardır.
TeÅŸhis için laboratuara ölü ve hasta hayvan götürülür. Böylece Marek’e benzeyen baÅŸka hastalıklardan ayırt edilir.
Tedavisi yok
İlaçla tedavi mümkün deÄŸil. Hastaları ayıkmalı, yok etmeli. Kümes güzelce dezenfekte edilmelidir.
Aşılanmamış civciv almayalım…!
Civcivler bir günlük iken Marek aşısı yapılmalıdır. Aşılanmamış civcivleri kümese sokmamak lazımdır. Aşı hastalığı yüzde yüz önlemez.Ancak hastalık çıksa da ölüm pek az olur, hastalık hafif geçer. Civciv aşısından sonra 3-4 haftalık olunca bir aşı daha yapmakta yarar vardır.
c) Gumboro Hastalığı
Bulaşıcı öldürücü bir hastalık daha! Hem de hayvanların yüzde 80-90’ıyakalanabiliyor. Yüzde 10-15 kadar olan ölüm oranı genç hayvanlarda, streste varsa , yüzde 30’ lara çıkabilir. Genellikle 4-12 haftalık hayvanlarda görülür.
Nasıl bir hastalık?
Tavukların hastalığı. Tavuklarda titreme halsizlik, zayıflama ve ishal olur. Hasta piliçler geliÅŸemezler.
Bir kümeste hastalık varsa, buraya konan bütün tavuklarda hastalık çıkar.BulaÅŸma ağız yolundan olur.
Dışarıdan getirilen hasta hayvanlar, hastalığı kümese sokar.
Hastalık taşıyan araç, gereç, yem hastalığı kümese taşır.
Etçi tavuklar hastalıktan çok etkilenirler. Hasta hayvanlar daha fazla yem tüketirler,maliyet yükselir.
Hastaların durumu
Önce durgunluk vardır. Kıç etrafındaki tüyler dışkı ve toprakla kirlenmiÅŸtir. Beyaz ve sulu bir ishal görülür. Bitkinlik, titreme, tüylerin kabarması ve oturma isteÄŸi ortaya çıkar.
TeÅŸhis
BaÅŸka hastalıklara benzediÄŸi için, onlarla karıştırılabilir. En iyisi laboratuara materyal götürerek kesin teÅŸhisi yaptırmaktır.
Maalesef tedavisi yok
Hiçbir ilaç hastalığı tedavi edemez. Hastalar ayrılır, bulaÅŸmadan ÅŸüpheli olanlar yok edilir. Yemlere vitamin ve mineral takviyesi yaptırılır.
Dezenfeksiyon nasıl olmalı
Kümeslerde çok iyi bir dezenfeksiyon yapmalıdır. Hastalık etkeni dış ÅŸartlara çok dayanıklı olduÄŸu için mücadelede en kritik nokta çok etkin ve dikkatli bir devre arası temizlik ve dezenfeksiyonun yapılması gerekir.
Aşıuygulamalarını nasıl yapacağız ?
Gumboro hastalığı ile mücadele diÄŸer önlemlerin yanında etkin bir aşılama ile olmaktadır. Ancak bu hastalığa karşı tek bir aşılama programı önermek mümkün deÄŸildir. Aşılama programları düzenlenirken çevredeki hastalık riski, civcivlerdeki anadan geçme koruyucu maddelerin durumu, hayvanların yetiÅŸtirme yönü, aşılanacak hayvanların saÄŸlıklı olmaları, kümesin temizlik durumu dikkate alınmalıdır.
d)Enfeksiyöz BronÅŸitis Hastalığı
Çokçulaşıcı bir akciÄŸer hastalığıdır. Yumurtayı bozar, verimi düÅŸürür,ölüme yol açar. Nedeni bir virüstür.
BulaÅŸma solunum yolundan olur. Kümesin tozlu havasına karışan mikroplar hastalığı bulaÅŸtırır. Üzerinde virüs taşıyan her canlı ve cansız bulaÅŸmaya neden olur.
Öksürük,aksırık, hırıltı…!
Burun akıntısı, öksürük, aksırma ve tıksırma görülür. Hayvan hırıltılı nefes alır. Gece ve sabahları bu sesler çok belirgindir.
Bazen virüs böbreklere de sıçrar. O zaman idrar kana karışır, hayvanın ibiÄŸi morarır, tüyleri karmakarışık olur. Hayvan bol su içer, dışkısı sulanır,altlık ıslanır. Hastalığın 6'ıncı gününde ölümler baÅŸlayabilir. Bir hafta süren ölümlü dönemde hayvanların yüzde 5' i ölebilir. Civcivler hastalığa daha az dayanabilir.
Hastalık yumurta kanallarını zedeler. Onun için yumurtaların içinde , kabuÄŸunda deÄŸiÅŸiklikler olur. YumuÅŸak kabuklu, ÅŸekilsiz yumurtalar görülür. Hastalığı atlatan hayvanların yumurtaları da hep bozuk ÅŸekilde çıkar.
TeÅŸhis laboratuara götürülen ölü veya hastalıklı hayvanlara bakılarak konur.
İki çeÅŸit aşısı var
Ülkemizde H52 ve H120 adında iki aşı kullanılmaktadır. H120 ile birinci günden baÅŸlayarak burun-göz damlası ÅŸeklinde aşılama yapılır. Püskürtmede yapılabilir. Hastalık yaygın görülmüyorsa, üçüncü haftada aşılama yapılır; 8 inci, 9 uncu haftalarda tekrarlanır.
Yumurtaya geçmeden önce son bir aşılama yapılır. Ama aşılama yapılmadan,ilkin bir kan muayenesi yaptırılmalıdır. Son aşılama H52 ile yapılacaksa, 15-17. haftalarda içme suyu ile yapılmalıdır.
Ayrıca kümes hijyenine dikkat etmeli, hasta hayvanlar ayrılmalı, yemlerdeki protein azaltılıp, vitamin ve mineraller çoÄŸaltılmalı, stres önlenmelidir.
e) Eds Hastalığı (Egg Drop Syndrome = EDS/76)
Yumurta kanallarını tahrip eder. Bu yüzden yumurtaların kalitesi bozulur.Bazen yüzde 1-3 kadar ölüme de yol açabilir.
Hastalığın nedeni virüstür. Hasta hayvanın dışkısından diÄŸerlerine bulaşır. Kirli yumurtalardan civcivlere geçer. Hastalık yumurtanın bozulmasından anlaşıldığı için yumurtlamayan tavuÄŸun hasta olduÄŸu anlaşılamaz.
Yumurta verimi düÅŸer
Hastalıklı sürüde yumurta verimi düÅŸer. Yüzde 10-15 oranında verim düÅŸüklüÄŸü meydana gelir. Yumurtalar küçülür. Üstleri pürüzlenir. İnce kabuklu olabilir, kabuksuz çıkabilir. Yumurta akı sulanmıştır.
Bazı hayvanlarda hafif solunum güçlüÄŸü görülebilir. İshal de olabilir.Ama bunlar 8-10 günde geçer. Seyrek olarak ölüm olayları görülür.
TeÅŸhis için laboratuara yeteri kadar hayvan götürmelidir.Hastalara antibiyotikler, sülfonamidler verilirse, baÅŸka hastalıkların da gelmesi önlenmiÅŸ olur. Yemlere protein,vitamin, mineral takviyesi yapmalıdır.
EDSaşısı
Yumurta dönemine girmeden önce EDS aşısı yapılır. Aşıdan 15-20 gün sonra kan muayenesi yapılır, hastalığa karşı bağışıklığın olup olmadığı öÄŸrenilmiÅŸ olur.
f) Çiçek Hastalığı
Nedeni bir virüstür. Bu virüsler sıyrık veya yaradan deriye girer, bir kabarcık yapar, içi su toplar, iltihaplanır. Zamanla kurur, kabuklaşır.Kabuklar deriden ayrılıp düÅŸer. Ama bu parçaların içi virüslerle doludur. Onlar tekrar baÅŸka hayvanlara geçip, onlarda da çiçek yapar. Bu virüs sıcaÄŸa, soÄŸuÄŸa, güneÅŸe, dezenfektan ilaçlara da çok dayanıklıdır.
Virüs ayrıca ağız boÅŸluÄŸunda, dilde, yutakta da bozukluklar yapar. Çiçek ölümlere yol açar. Kümesler kalabalık, rutubetli, kirli ve soÄŸuk ise ölenlerin sayısı fazla olur.
Çiçek iki ÅŸekilde ortaya çıkar :
1)Deri ÇiçeÄŸi Åžeklinde
Sakal, ibik, yüz, ağız ve göz kenarları ile tüysüz deride küçük kabarcıklar yapar. Gaga kenarlarında da görülür. Hayvan aÄŸzını açamaz, beslenemez,verimi düÅŸer.
Bu ÅŸekilde çiçekte ölüm olayı nadirdir.
2-Difteri Åžeklinde
Ağız boÅŸluÄŸu, dil, yutak, yemek ve soluk borusunda üstü gri-sarı renkli zarlar oluÅŸur. Bunlar bütün bölgeyi kaplayabilir. Tutulup kaldırılırsa altı kanar. Kötü kümeslerde yüzde 50’ ye varan ölümler görülür.
TeÅŸhis laboratuar incelemeleri ile kesinleÅŸir. Bunun için laboratuara yetersayıda hayvan götürmelidir.
Tedavi
Özel bir ilacı yok. Hastalar hemen ayrılır. Kabarcıkların ve zarların üzerine gliserin iyode sürülür. Ağız boÅŸluÄŸundaki zarlar pens ile dikkatlice kaldırılır,yerine gliserin iyode sürülür.
Aşı yapılabilir
Hastalık çıkan kümeslerde güvercin çiçek aşısı uygulanır.
SaÄŸlam kümeslerde 1,5 – 2 aylık iken tavuk çiçeÄŸi aşıları uygulanır.
Çiçek aşıları hayvanların bacak derisine fırça ile sürülerek yapılırveya kanat zarına iÄŸne batırılarak dayapılabilir.
Aşılamadan sonra üç hafta içinde bağışıklık baÅŸlar ve 1 yıl sürer.Güvercin çiçek aşılarının verdiÄŸi bağışıklık 3-4 ay sürer.
Kümes Hayvanlarında Aşı Uygulamaları
Aşı bir ilaç deÄŸildir. Hayvanları çeÅŸitli hastalıklardan korumak üzere hazırlanmış biyolojik bir maddedir.Kümes hayvanlarında ortaya çıkan bir çok hastalığın ilaçla tedavisi yoktur. Bu hastalıklara karşı hayvanlar ancak aşılama yolu ile korunabilir.Fakat aşı uygulamalarından istenilen faydayı temin edebilmek ayrıca aşıların bir takım olumsuz etkilere yol açmaması için bazı hususlara dikkat etmek gerekmektedir. Bunlar maddeler halinde kısaca sıralanacak olursa :
Aşının kullanma talimatlarına uyulmalı , aşıyı uygulayacak olanlar uygulamadan önce kullanma talimatlarını dikkatle okumalıdırlar.
Günü geçmiÅŸ, kaçak, etiketsiz, soÄŸukta muhafaza edilmemiÅŸ aşılar kullanılmamalıdır
Aşılar güneÅŸ ışınlarından , ani ısı deÄŸiÅŸikliklerinden korunmalı, buzdolabında +40C’ de muhafaza edilmelidirler.
Aşıları uygulayacak olan şahıslar temiz tulum, başlık, eldiven giymeli ve sprey aşılamalarında ağız burun maskesi kullanmalıdırlar.
Sprey aşılamalarında kullanılacak aletlerin amacına uygun olarak çalışıp çalışmadığı dikkatli bir ÅŸekilde kontrol edilmelidir.
İçme suyu yolu ile uygulanacak aşılarda kullanılacak su klorsuz olmalı ayrıca dezenfektan, deterjan, sabun içermemelidir.
Aşılar sadece saÄŸlıklı hayvanlara uygulanır. Kümeslerdedir hastalık durumu söz konusu ise veya kümes ÅŸartlarında bir problem varsa asla aşı uygulaması yapılmamalıdır.
Aşılama sırasında hayvanları hırpalayacak hareketlerden kaçınılmalı,acele edilmemelidir.
Aşıların hayvanların hepsi tarafından ve yeterli miktarda alınması sağlanmalıdır.
Yarım kalmış sulandırıldıktan sonra 3-4 saat geçmiÅŸ aşılar kullanılmamalı,canlı aşılar sulandırıldıktan sonra en fazla 2 saat içerisinde kullanılmalıdır.
Boş aşı şişeleri etrafa atılmamalı bir yerde toplanmalıdır.
Aşılar, burun-göz, gaga daldırma, sprey, içme suyu, kanat zarına batırma,enjeksiyon tarzında uygulanabilirler. Gerek uygulama yolları gerekse aşılama programları için Veteriner Hekimlere danışılmalıdır.
Aşılama türüne göre deÄŸiÅŸmek kaydıyla aşılamadan yaklaşık 15-20 gün sonra yeterince hayvandan kan alınarak bağışıklık durumunu kontrol etmek amacıyla bir laboratuara gönderilmelidir. EÄŸer yeterli bir bağışıklık durumu tespit edilmemiÅŸ ise uygun bir süre sonra aşı uygulanması tekrarlanmalıdır.
Aşılama öncesinde ve sonrasında hayvanlara vitamin-mineral madde uygulaması yapılabilir.
3-Mantar Hastalıkları :
BaÅŸta,ibiklerde, sakal ve yanaklarda yayılan kellikler meydana getiren hastalıklardır.Mantar dediÄŸimiz etken, bir hastalık sebebidir. Mantarlar deride ve iç organlarda yerleÅŸip bozukluklar yaparlar.
Nasıl bozukluklar
Deride kepeklenme ve kabuklanma olur. Kıllar dökülür, ibikler kalınlaşır, morarır, parçalanır. Hayvanlarda pisbir koku oluÅŸur.
Hayvan halsizleşir, zayıflar, verimi azalır.
İç organlara yerleÅŸenler, akciÄŸer ve beyinde bozukluk yaparlar:
Hızlı solunum, güç nefes alma, titreme, felç, kendi etrafında dönme, ishal gibi belirtiler oluÅŸur.
Ergin hayvanlar ölmezde, iyide olmaz. Ama verimleri düÅŸer.
Bazı mantarlar tozlu hava ile, nefes alırken vücuda girer. Bazıları da yumurtanın kabuÄŸundaki delikçiklerden içeri girer.
Teşhis laboratuarda yapılır.
Tedavi zordur, ucuz deÄŸildir. En iyisi hastalığın çıkışını önlemektir. Onun içinde temizlik ve dezenfeksiyon baÅŸta gelir. Kümeste hava cereyanı olmamalıdır.Hasta olanlar derhal kümesten ayrılmalıdır.
4-Parazitler Hastalıklar
a)Koksidiyoz (Kanlı ishal)
Kanatlıların bağırsaklarında yerleÅŸen bir parazit var. Bunlara Eimeria denir (aymerya). İşte hastalığı bu Eimerialar yapıyor. Koksidiyoz, bir kümese girdiÄŸinde hayvanları kırar geçirir. Korkunç bir salgın yapar, çok sayıda ölüme yol açar.
Genç hayvanlar daha hassastır. 4-6 haftalık olanlar bu hastalıktan çok etkilenirler.
Bulaşma ağızdan olur
Hasta hayvanların dışkısı ile çıkan parazit yumurtası (oosit) baÅŸka hayvanların aÄŸzından girer, bağırsağına ulaşır. Bu yumurtaları kümesten kümese , insanlar da ayakkabı, elbise, malzeme ile taşırlar. Hatta böcekler ve kuÅŸlar da bu oositleri taşıyabilirler. Hastalıklı bir hayvanın dışkısıile çıkan her oosit hastalık yapmaz. Bunun için sporlanma dediÄŸimiz bir döneme girmesi gerekir. Sporlanma olabilmesi de ısı ve rutubete baÄŸlıdır. Uygun ısı ve uygun nem yoksa, sporlanma olmaz. O zamanda oosit hastalık yapacak güce eriÅŸemez.
Islak altlık zararlıdır
Bir kümeste altlık kuru ise, koksidiyoz yapan oosit sporlanamadığı için, ölür gider. Hastalık kolayca çıkamaz. Tavuklar sık deÄŸilse , kümeste sıkışıklık yoksa, hastalık ihtimali azalır. Kalabalık kümeslerde bulaÅŸma kolay olur.
Hasta hayvanların dışkısı suludur. İçinde kan lekeleri vardır. Bazen portakal renkli sümüksü bir dışkı görülür.Kanatlar düÅŸer, hayvan kambur durur, tüyleri kabarır. Hayvanlar oturur ÅŸekildedir.Birbirlerine sokulup kümeleÅŸirler.
Teşhis laboratuarlarda olur. Uzmanlar dışkıda oosit ararlar, bağırsakları mikroskopta incelerler.
Hemen tedaviye geçmelidir.
ÇeÅŸitli ilaçlar kullanılarak tedavi edilebilir. Veteriner hekimler uygun ilaçları tavsiye eder. Yem ve su ile verilen ilaçlar etkili olur.
Önceden, antikoksidiyal ilaçlar kullanalım mı ?
Koksidiyozu önleyici ilaçlar, hastalık çıkmadan da kullanılabilir veya bunlar yalnızca hastalık çıktıktan sonra kullanılır.
Hayvanlar koksidiyoza karşı aşılanarak bağışıklık sağlanabilir.
İstenirse bir yandan antikoksidiyal ilaçlar, bir yandan da antibiyotikler verilebilir
Tekrar edelim ki, kümeslerde rutubet önlenmelidir. Tavuklar sıkışık olmamalıdır, kümes havası temiz, altlık kuru olmalıdır.
b)Tavuk Askariyazisi (Solucan Hastalığı )
Sarımsı-beyaz renkli, 5-12 santim uzunluÄŸunda solucanlardır. Tavukların,hindi ve kazların ince bağırsaklarında yaÅŸar. DiÅŸi solucanın yumurtası dışkı ile çıkar, baÅŸka tavukların aÄŸzından girdiÄŸinde ince bağırsaÄŸa gidip yerleÅŸir.
Askarit dediÄŸimiz bu parazit bağırsakta çoÄŸalınca ince bağırsağı tıkar.Bazen ishale yol açar. Çok fazla parazit hayvanı öldürür.
Askaritli hayvanlar zayıflar, yumurta verimi azalır.
TeÅŸhis, dışkının ve ölen hayvanın bağırsaklarının laboratuarda incelenmesiyle olur.
Ne yapılmalı ?
Temizlik kurallarına uyalım, genç hayvanlarla yaÅŸlıları bir arada tutmayalım,Veteriner Hekimin tedavi ve tavsiyelerini yerine getirelim.
c)Histomoniasis ( Karabaş Hastalığı )
Tavuk ve hindilerde çok görülür. Hindiler için en tehlikeli hastalıklardandır.Fazlaca ölüme neden olur. Hindi yetiÅŸtiricilerini bunaltan bir hastalıktır.
Hastalığa parazitler yol açar. Bu parazitler ya karaciÄŸere yerleÅŸir yada bağırsaklara yerleÅŸirler.
BulaÅŸma üç ÅŸekilde olur
Birincisi, parazitin yumurtası dışkı ile çıkar, oradan diÄŸer hindilerin vücuduna geçer.
İkincisi, parazitin kendisi dışkı ile çıkar, taze dışkı içindeki bu paraziti alan hayvanlara geçer. YetiÅŸkin hindilerin midesinde ve taÅŸlığında eritildiÄŸi için, bu ÅŸekildeki bulaÅŸmada yetiÅŸkin hindiler hastalanmaz. Genççindiler hastalanır. Hem de ÅŸiddetli bir salgın ÅŸeklinde hastalık çıkabilir.
Üçüncüsü ise bildiÄŸimiz solucanlar yardımıyladır. Parazitler solucanın içine yerleÅŸir. Hindi bu solucanı yiyince onun vücuduna girmiÅŸ olur.
Ölüm oranı çok yüksektir
Çok öldürücü bir hastalıktır.3-12 haftalık hayvanlarda yüksek oranda ölümlere yol açar. Hastalık belirtisi görüldükten 2-3 gün sonra ölümler baÅŸlar.Yüzde 50-100 oranında öldürür. YaÅŸlı hindiler daha ÅŸanslı. Onlar hastalığı atlatabilirler.
Hastalığın belirtileri
Hayvanlar düÅŸkündür, dermansızdır, uyuÅŸuktur.
Tüyleri kabarmış, kanatları sarkmış, kuyrukları düÅŸmüÅŸtür.
BaÅŸları öne eÄŸik vaziyette ayakta dururlar.
İshal vardır. Dışkının rengi sarı, kükürt rengidir.
Anüs ıslak ve kirlidir. İbik morarmış, hayvanın başı siyah bir renk almıştır(karabaÅŸ).
Ölen hayvanların kör bağırsağında kanamalar, yaralar göze çarpar. KaraciÄŸerin üzerinde sarı-yeÅŸil renkli bozulmalar vardır.
TeÅŸhis için ne yapmanız gerektiÄŸini biliyorsunuz. Hasta ve ölü hindiler laboratuara ulaÅŸtırılmalıdır.Orada kesin teÅŸhis konulacaktır.
TeÅŸhisten sonra Veteriner Hekimin önerisine göre tedavi uygulanmalıdır.
Koruma önlemlerinden en önemlisi tavuklarla hindilerin ayrı tutulmasıdır. Tavuklar hastalığı taşırlar. Hindi palazları yaÅŸlı hindilerden ayrı tutulmalıdır.Tavuk bakıcıları hindilerin yanına gitmemelidir. Onlar da hastalığı taşırlar.
Hindi kümeslerinde altlıklar sık sık temizlenmeli, çıkan altlık yakılmalıdır.
Histomonasparazitini taşıyan diÄŸer parazitlerle ve solucanlarla mücadele etmelidir.
d)Kanatlıların Dış Parazitleri
Tavukların dış parazitlerinden en önemlileri bitler, pireler ve uyuz böcekleridir.Hayvanlara rahatsızlık verirler, zayıf düÅŸürürler.
Bitler
BaÅŸbiti, vücut biti, kanat biti diye yaÅŸadığı bölgeye göre ayırıyoruz.
BaÅŸbiti çoÄŸaldığızaman hayvanı öÄŸle rahatsız eder ki hayvan yem yiyemez, uyuyamaz. DüÅŸkünleÅŸir verimi azalır.
Kanat biti çok küçüktür.İnce tüyleri yerler. Sarı renkli esmer yeÅŸilimsidir. Fazla rahatsızlık vermezler.
En yaygın ve en önemli olanı kırmızı tavuk biti denenidir. Kümeslerde güvercinlerde çok bol görülür. Armut biçiminde, kırmızımtırak siyah-kırmızı renktedir. Genç hayvanları çok severler. Hayvanı müthiÅŸ rahatsız ederler.Kaşındırırlar. Hem de bolca kan emerler. EÄŸer çok sayıda olurlarsa , genç kanatlıları 8-10 günde öldürürler.
Tavuk biti yumurtaları
Pireler
Bunlarda kanatlılara rahatsızlık verirler. Sayıları çoÄŸaldıysa, mücadele etmek gerekir.
Keneler
Aslında güvercinlere ait olan bir kene cinsi tavuklarda da görülür. Yassıdırlar.Geceleri tavuklardan kan emerler. Bir defa kan emdi mi, 4-5 sene kan emmeden yaÅŸayabilirler.
Fazla sayıda olunca, tavukları kansız bırakır. Åžiddetli kaşıntı yapar. Bulaşıcı tavuk hastalıklarını taşıdıkları için zararlıdırlar.
Kaynak: Tarım ve Köy iÅŸleri Bakanlığı